GENEL BİLGİ

GENEL BİLGİ

ÖZET:
              2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90-92-97-99.maddelerinde, 6704 sayılı Yasa’nın 3-6 maddeleriyle bazı değişiklikler yapılmış olup,

1) Tazminat hesap unsurlarının Hazine Müsteşarlığı tarafından yürürlüğe konulacak sigorta genel şartlarına göre belirleneceğine ilişkin 90.maddede yapılan değişiklik, Anayasa’nın “kişilerin uğradıkları zararların tazminat hukukunun genel ilkelerine göre ödeneceği”ne ilişkin 19/Son maddesine; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 55.maddesinin "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır” hükmüne; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1451.maddesindeki "Bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde, sigorta sözleşmeleri hakkında Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır" hükmüne aykırıdır.

Ölüm ve bedensel zararlar nedeniyle sigorta şirketlerine karşı açılacak tazminat davalarında uygulanacak yasa, Trafik Kanunu’nun değiştirilen maddeleri değil, özel yasa niteliğindeki Borçlar Yasası’dır.

2) Dava açmadan önce sigorta şirketine başvurma koşuluna ilişkin 97.maddede yapılan değişiklik, Anayasa’nın 10.maddesi 4.fıkrasındaki “hiç bir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz” hükmüne, 5.fıkrasındaki “kanun önünde eşitlik” ilkesine; gene Anayasa’nın temel hak ve hürriyetlere ilişkin 13.maddesine ve “hak arama özgürlüğüne” ilişkin 36.maddesine aykırıdır.

3) İspat hakkının sigorta genel şartlarındaki belgelerle sınırlandırılmasına ilişkin 99.maddede yapılan değişiklik, “hak arama özgürlüğü” ve “kanıtlama hakkı”nı “kısıtlayıcı” nitelikte olup, Anayasa’nın 36.maddesindeki “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir” hükmüne; 13.maddesindeki “Temel hak ve hürriyetler,özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir” hükmüne; 6100 sayılı Hukuk Yargılama Yasası’nın 27.maddesinin 2.fıkrası (b) bendindeki “ispat hakkı”na aykırıdır.

4) İşleten ve sürücü yakınlarının “sosyal risk ilkesi” gereği, işletene ait ve sürücünün kullandığı aracın trafik sigortasından yararlanma haklarına ilişkin 92.maddenin (b) bendine dokunulmamakla birlikte, 92.maddeye eklenen (g) ve (h) bentleriyle, sigortacıya rücu hakkı tanınması, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun ardıllığa ve rücu hakkına ilişkin hükümlerine aykırıdır.

5) Mahkemeler, ölüm ve bedensel zararlar nedeniyle açılan tazminat davalarında, Trafik Kanunu’nun 6704 sayılı Torba Yasa ile değiştirilen 90-92-97-99 maddelerini asla dikkate almamalıdırlar. Çünkü, aynı Trafik Kanunu’nun 95.maddesi 1.fıkrasına göre:

“Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez."

Trafik Kanunu’nun yukardaki maddesine göre, mahkemeler, trafik kazalarından zarar görenlerin açtıkları tazminat davalarında, Trafik Kanunu’nun değişen maddelerini değil, haksız fiillerde özel yasa niteliğindeki Türk Borçlar Kanunu hükümlerini uygulamak zorundadırlar. Aksi takdirde, hem özel yasaya ve hem de Anayasa’nın yukarda açıklanan hükümlerine aykırı hareket etmiş olurlar.

6) Trafik Kanunu’nun değiştirilmeden önceki 90.maddesinde “Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır”denilmekte iken, yapılan değişiklikle 90.madde “Tazminatlar, genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir” biçimini almış olup,bu düzenleme ile sigorta sektörünün neredeyse tamamını ele geçirmiş yabancı sigorta şirketlerinin çıkarları doğrultusunda, Hazine Müsteşarlığı’nın her zaman ve istenildiği biçimde düzenleyip yürürlüğe koyacağı Genel Şartlarla, trafik kazalarından zarar görenler haksızlığa uğratılacaktır.

Hiçbir hukuk sisteminde olmayan, tek yanlı genel işlem şartı (6098/TBK,m.20) niteliğindeki Sigorta Genel Şartlarına yasaların üstünde bir güç sağlayan bu yasa değişikliğini yapanlar, yaptıranlar, görmezden gelenler, bu “hukuk dışı” düzenlemenin ayırdına varmayıp TBMM’den geçmesini önlemeyenler, ulusal onurumuzu yerle bir etmişler, İnsan Hakları Sözleşmelerini gözden kaçırmışlar, yabancı şirketlerin çıkarlarını koruyarak kapitülasyonları (âdeta) geri getirmişler, hortlatmışlardır.